Arşiv : Ocak, 2010
Prof. Dr Ahmet Maranki, diz ağrıları ve diğer diz problemi olan kişiler için, beyaz ispirto ve kafuru ile hazırlanacak olan bitkisel bir öneride bulundu.
MALZEMELER: 1 lt beyaz ispirto, 4 adet, kesme şeker büyüklüğünde kafuru.
Kafuruları, ispirtonun ,içine atıp 3-4 gün bekleterek eritin. Kafurular eridikten sonra, her akşam yatmadan önce bu karışımı dizlerinize sürerek, streç filmle sarın. Bir kaç gün sonra, çok daha kolay ve ağrısız yürüdüğünüzü göreceksiniz.
31.01.2010
Prof. Dr. Ahmet Maranki Karın ve bacak çatlakları için susam yağı sürülmesini tavsiye ediyor.
Susam yağı: Susam tohumlarını bir kavanoza doldurduktan sonra üstüne ham ayçiçek yağı ya da zeytinyağı doldurduktan sonra güneşte iki ay bekletin. 2 ay sonra süzün.
Bu şekilde evde hazırlayabileceğiniz susam yağını karın ve bacaklarınızda meydana gelen çatlaklara sürerseniz çok yararlı olacaktır.
31.01.2010
Stratejik araştırmalar uzmanı Prof. Dr. Ahmet Maranki ile Fizyoterapist, Biyoenerji uzmanı, Ekstrasens ve İgleroterapist Elmas Maranki çiftinin kaleme aldıkları kitaplarla başlayan Sağlıklı Beslenme ve Sağlıklı Yaşam Süreci, kitlevi bir bilinçlenme hareketine dönüştü.
Geçen 2 yıl süre zarfında 500 bin km yol kat ederek yurtiçi ve yurtdışında yaklaşık 250 görüntülü konferans veren çift, 500 binden fazla kişiye doğrudan, yüz yüze, milyonlarcasına da TV, radyo ve yazılı medya aracılığıyla “sağlıklı düşün, beslen, yaşa” sloganıyla yaşam enerjisini arttırmanın ilmi ve pratik yollarını anlattı.
Maranki çifti, günümüzün geldiği bu noktada hastalık ve hastalanma oranlarının giderek artması sebebiyle bütün bu hastalıklara çözüm olabilecek “KOZMİK BİLİM IŞIĞINDA ŞİFALI BİTKİLER” isimli bu kitabı hazırlayarak Yaşam Enerjisi serisine, dünya ve Türk literatürüne bir kaynak eser kazandırdı. Bu kitap bitkiler dünyasının bugüne kadar bilinmeyen yönleri ile eskimez eserleri günümüzün teknolojisiyle birleştirip, dünle bugünü barıştırarak insanlığın hizmetine sunmuştur.
Şifalı bitkiler, Orta Asya Türk töresinden İbn-i Sina nın Fittü´l-Tıbbına, Tabib İbn-i Şerif´in Yadigâr´ından Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinin Marifetnâme´sine, Tıbb-ı Nebevi´den günümüzdeki en yeni araştırmalara kadar incelenmiş ve Kozmik Bilim metotları süzgecinden geçirilerek hizmetinize sunulmuştur.
31.01.2010
Prof.Dr. Ahmet Maranki elma sirkesi ile çok hızlı kilo verebileceğimizi belirtiyor. Kurtulmak istediğimiz fazla kilolarımızdan elma sirkesi ile rahatlıkla kurtulabiliriz.
Elma sirkesi çok fazla alanda kullanılmaktadır. Saç, cilt bakım vb. alanlarda kullanılır. Zayıflamak isteyenlerin %90’ı elma sirkesi ile çok hızlı kilo vermişlerdir
Elma sirkesi kullanarak nasıl zayıflanır.
Malzemeler: 1 bardak su, 2 yemek kaşığı elma sirkesi, 1 tatlı kaşığı bal tabi bal isteğe bağlıdır. Çok sıcak olmayan yaklaşık 50 derecelik bir suyun içine elma sirkesi ve balımızı iyice karıştırıp içiyoruz. Ahmet Maranki bu karışımı günde 2 sefer içmemizi öneriyor. Sabahları kalkınca aç karnına ve gece yatmadan hemen önce.
31.01.2010
Gidilen spor salonlarının programlarıyla veya diyet listeleriyle zayıflamaya çözüm bulamayanlar, şimdi doğal yolları deniyor. Kiloları eriten şifalı bitkileri toz haline getiren Herbalium’un, bedendeki yağları düzenli olarak yakan bu uygulaması, tabiatın adeta özel bir formülü.
Fazla kilolarınızdan hızla ve problem yaşamadan kurtulmanın tam zamanı. Vakit kaybetmeden zayıflamak gerek! Ancak zayıflama deyince yapmanız gereken bir sürü özel şey devreye giriyor. Bünyeyi tamamen alışkınlıklardan uzaklaştırma anlamına geliyor kilo verme kararı aynı zamanda. Forma girmek isteyen herkes, kendini sevdiği yiyeceklerden mahrum bırakmak zorunda. Gramla, ölçüyle yaşamaya alışmak durumunda. Oysa son yıllarda bunlardan farklı zayıflama şekilleri ortaya çıktı. Diyetleri deneyip sonuç alamayan insanlar bu yeni yöntemlere yönelmiş. En fazla rağbet göreni bitkisel zayıflama. Doğal ve bitkisel olan her şeye yönelik ilginin gittikçe artması da buna etken… Herbalium, bu konuda araştırmalar yapan bir merkez. Bu mekanın kurucusu Volkan Kurt, özellikle yaza çok kısa bir süre kala herkesin zayıflamak için çaba harcadığını söylüyor. Doğal zayıflamaya yönelik olarak şu açıklamayı yapıyor; “Bizler yağ yakan bitkileri tespit ettik. Tamamıyla doğal ve hiç bir yan etkisi bulunmayan bu bitkiler, gerçek sonuçlar veriyor. Direk olarak yağları yaktığı için “gerçek” kilo verdiriyor.”
Doğanın form gücü
Bu sistemle ilgili ve her diğer şifalı bitkiler hakkında bilgi vermek için bir web sitesi kurmuşlar. (www.herbalium.net) Herkesin ihtiyaç duyacağı bilgilerle donatılmış olan sitenin “zayıflama” bölümünde farklı bitkilerden üretilen doğal ürün karışımından söz ediliyor. İçinde hiç bir sentetik kimyasal madde bulunmayan bu ürün, bedendeki yağları enerjiye dönüştürme özelliğine sahip. Şimdiye kadar kullananların yaşadığı deneyimlere göre, bu bitkiler inanılmaz ölçüde zayıflamaya neden olmuş. Bedendeki yağları düzene sokan bu şifalı bitkiler, toz haline getirilmiş. Form kazanmak için günde üç kez bu tozun yoğurtla yenmesi gerektiğini belirtiyor uzman Volkan Kurt. Doğal Zayıflama tozunun asgari 1 aylık sürede, düzenli ve disiplinli kullanımda 4 veya 5 kilo zayıflattığını belirtiyor. Bu sistemle kalıcı zayıflamaya kavuşabilmek için, ayrıca bitki özlerinin de önemi olduğunu anlatıyor.
Öğünlük kullanılması gereken miktar; bir çorba kaşığı. Sabah kahvaltı öncesi bir kaşığı yoğurda karıştırarak yemekle güne başlanıyor. Ardından öğle ve akşam yemekleri öncesinde de birer kaşıkla devam ediliyor. Yöntemin sadece doğal olması şunu da artı olarak bünyeye kazandırıyor: canlılık. Çünkü bu doğal karışımda insan hayatı için gerekli tüm mineral ve vitaminler yer alıyor. Tabiattaki iştah kesici gücü keşfettiklerini söyleyen Kurt, obeziteye karşı yenik düşen çok insanın bu yönteme başvurduğunu belirtiyor ve ekliyor: “Ülkemizin kırlarında yetişen bitkilerin yemek yeme isteğini frenlemesi özelliğinin haricinde metabolizmanın çalışmasını da hızlandırıyor. Bedendeki yağları yakıp enerjiye çeviriyor. Ayrıca kan şekerini ayarlıyor, bakterileri yok ediyor, stresi azaltıyor, mide ve barsak problemlerini hafifletiyor.”
Doğal ve bitkisel olarak zayıflama sistemiyle kilo vermenin trend olduğu bu günlerde yapılan düşük kalorili diyet listeleri rafa kaldırılıyor. Sağlıklı kilo vermek ve güzel bir vücuda sahip olmak için doğaya başvuran insanların yüzünü tabiat kara çıkarmıyor!
31.01.2010
Light gıdaların kilo vermede çok da etkili olmadığını biliyor musunuz?
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Sert, yaptığı açıklamada, bisküvi ile başlayan light gıda üretiminin reçelden pirince, çikolatadan süt, yoğurt ve ekmeğe kadar her üründe uygulandığını ve bunların tezgahlarda yerini aldığını, ancak toplumun bu konuda yeterli bilgiye sahip olmadığını belirtti.
Sert, özellikle yaz aylarında tüketimi neredeyse çılgınlık boyutuna ulaşan light ürünlerin, “enerjisi azaltılmış gıda” anlamına geldiğini belirterek, şunları söyledi:
“Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’ne göre, bir ürünün light olabilmesi için, orijinal veya benzeri gıda maddesine göre, enerji değerinin en az yüzde 25 azaltılması gerekiyor. Bir ürünün üzerinde düşük kalorili yazabilmesi için de o ürünün 100 gramında 40 kaloriden az kalori bulunması şartı var.’”
Yapılan araştırmalara göre light ürün pazarının her yıl yüzde 25 büyüdüğünün bildirildiğini vurgulayan Sert, “bu büyümede, light gıdaların sanki hiç kilo yapmıyor gibi algılanmasının payı çok büyük. Oysa, bir kişi herhangi bir ürünü bir birim tüketiyor, daha sonra bu ürünün light olanını iki birim tüketiyorsa eskisinden daha fazla kalori alıyor demektir” diye konuştu.
Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de modern çağın önemli sağlık problemlerinden olan şişmanlık ve obezitenin artış gösterdiğine dikkati çeken Sert, “Yapılan araştırmalar, her 5 kadından birinin aşırı kilolu olduğunu ortaya koyuyor. Bu da light ürünlerin kurtarıcı gibi algılanmasına neden oluyor” dedi.
Sert, toplumun light gıdalar konusunda yeterince bilgi sahibi olmadığını, oysa, bu ürünlerin fazla miktarda düzensiz alınmasının, şişmanlık, diyabet ve çeşitli metabolik hastalıkları kamçıladığını ifade ederek, şunları kaydetti:
“Tıpkı sigara paketlerinde olduğu gibi gıda ürünlerinde de katkı maddeleri ve kalori miktarları okunabilir şekilde yazılmalı. Oysa, günümüzde tüm ürünlerde olduğu gibi light ürünlerin ambalajına baktığınızda karınca duasını andıran yazıları okuyabilmenin ve bu sayede bilinçlenmenin imkanı yok. Bunun yasak savma zihniyetiyle yapıldığı açıkça ortada.”
Öneriler
Doç. Dr. Sert, zayıflama uğruna bilinçsizce light gıdalara sarılmak yerine, bir uzmandan da yardım alınarak, yaşa ve cinsiyete göre bilinçli diyet yapılmasının daha sağlıklı sonuç vereceğini vurgulayarak, şunları söyledi:
“Eğer light gıdaların bir faydası olsaydı, bunu ilk çıkaran ülke olan Amerika ve ardından bunu uygulayan diğer ülkeler ve Türkiye’de bugün şişmanlık ve obezite sorunu bu kadar çok konuşulmazdı.
Bilinçli bir diyet kilo problemini ortadan kaldırır. Ayrıca, yemek yerken çatal ya da kaşık sürekli elde tutulmamalı masaya bırakılmalı. Bu sayede çiğneme süresi uzadıkça tokluk duygusu oluşumu da kuvvetlenir.”
31.01.2010
Spor salonuna veya diyetisyene gitmeden kilo veremeyeceğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz!
Hayatınızda önemli değişiklikler yaparak, paradan tasarruf ederken emniyetli ve kalıcı bir biçimde kilo verebilirsiniz…
1. Eliniz abur cubura değil, suya uzansın. İştahınızı yatıştırmanın eldeki en ucuz, en emniyetli yolu bu…
2. Dolapları boş tutun. Hem paradan hem de sizi caydıracak şeylerden tasarruf edersiniz. Etrafınızdaki yiyecek çeşitlerini azaltmanız sizi gereksiz yere atıştırmaktan alıkoyacak.
3. İlham verici bir şeyler yapın. Kilo verdiğinizde giymekten büyük keyif alacağınız bir elbiseyi buzdolabınızın kapağına yapıştırarak kendinizi teşvik edebilirsiniz. Göbeğinize ‘piercing’ yaptırmak da zayıflama azminizi artıracak bir fikir olabilir.
4. Baharatları dilediğiniz gibi kullanın. Araştırmalara göre, zencefil, kırmızıbiber, pul biber gibi baharatlar ve bunlarla yapılan soslar vücudunuzun yağ yakma kabiliyetini %25 oranında artırabilir.
5. Kilo vermek için uyuyun. Uykunuzu yeteri kadar almanız, daha fazla enerji elde etmek için yemek yemenizi engeller. Yapılan son bir araştırmaya göre, yeterince uyuyan bir kadının metabolizması yüzde 40 oranında artıyor.
6. Gece mutfak seferlerine bir son verin. Araştırmacılar karanlık odaların ve gecenin karanlığının bizi daha fazla yemeye sevk ettiğini belirtiyorlar. Yataya bir saat erken girmeyi deneyin. Evinizde daha neşeli, parlak ışıklara yer verin, hem daha mutlu olacak hem de daha az atıştıracaksınız.
7. Kahvaltıyı kesinlikle sektirmeyin. Gün için gereken enerji yakıtınızı almanızı ve öğle yemeğinde kendinizi daha az aç hissetmenizi sağlar.
8. Doğru bir biçimde atıştırın. Sert bir şeker 20 kalori civarındadır, tüketme süresi 20 dakikaya kadar çıkabilir. 400 kalori içeren bir dondurma külahı ise on dakikaya kalmadan midenizde olur.
9. İçinizden çılgınca yemek yemek geliyorsa, size kendinizi iyi hissettiren müzikler dinleyin. Araştırmacılar müziğin beyindeki, en sevilen yiyeceği yemenin etkilediği merkezi harekete geçirdiğini belirtiyorlar.
10. Yeşil çay için. İsviçre Üniversitesi’nde yürütülen bir araştırmanın sonuçlarına göre, yeşil çay içmek vücudun yaktığı kalori miktarını artırıyor. Günde üç fincan içmeye çalışın.
11. Yediğiniz şeye yoğunlaşın. TV izlerken, bir şeyler okurken, ders çalışırken ya da e-mail’lerinizi yanıtlarken yiyecekleri gözden uzak tutun.
12. Dışarı çıkın. Günde en az yirmi dakikayı dışarıda oturarak ya da yürüyerek geçirin. Güneş ışığı içinizdeki yeme istediğini kontrol etmenize yardımcı olur.
31.01.2010
Tatile çıkmanıza sayılı gün kaldı… Oysa vücudunuz buna hiç de hazır değil! Hala kış kilolarını taşıyor, pasifize edilerek elastikiyetini kaybeden bedeninizden ötürü tembel hareket ediyorsunuz. Oysa hızlandırılmış ve sağlıklı bir programla; ideal kilonuza ve fit bir vücuda sahip olmanız mümkün…
Yazın gelişiyle birlikte giysiler hafifliyor, siluetler olduğu gibi gözler önüne seriliyor ve bedenimiz adeta bir başkaldırı gerçekleştiriyor. Ancak bu güneşli günlere gölge düşüren tek bir etken var; kıştan arta kalan fazla kilolar ve elastikiyetini kaybeden bir vücut… Oysa kendinizi biraz daha disipline ederek ideal bedeninize kavuşmanız mümkün. Sürekli değişen diyet listeleri, gün ve gün yenilenen egzersiz programları ve sayıları gittikçe artan beslenme uzmanları kafaları karıştırsa da, genel anlamda hayat tarzınızı aşama aşama değiştirerek daha sağlıklı ve fit bir vücuda sahip olmanız olası… Ancak zamanınız kısıtlı, vücudunuz ise alarmdayken hızlandırılmış bir revizyona girmeniz şart!
Doğal ürünlerin etkisi
Doğru beslenme ve sağlıklı zayıflama sağlayabilmek için başvurulacak diyette, öncelikle kişinin kendini buna hazır hissetmesi büyük önem taşıyor. Diyet yapmaya karar verdikten sonra kaçamaklar yapmadan, hazırlanan listeye harfiyen uymak da gerekiyor. Herhangi bir sapma; zayıflama sürecini uzatacağından, kişide umutsuzluk ve kendine güvensizlik başlayabilir. Her şeyden önce rafine edilmiş ve suni besinleri tercih etmemelisiniz. Tüketeceğiniz besinler mümkün olduğunca doğal olmalı. Zira bu tarz besinler doğal posa içerir ve vitamin değeri de kaybolmaz. Bağırsak hareketlerinin düzenlenmesinde, kan şekerinin, kan yağlarının dengelenmesinde hatta mide kapasitesini artırarak tokluk hissini de güçlendirirler. Ayrıca rafine edilmiş (işlenmiş) besinler daha kalorilidir. Bu nedenle diyette bulgur gibi tahıllar, kuru baklagiller, meyve ve sebzeler en doğal haliyle ve yeterince bulunmaktadır. Tatlandırıcılı ya da light ürünlerin; kişinin canı istediğinde açlığını gidermek için üretildiği, vücut ihtiyacının karşılanması için tüketilmesi gereken besinlerin yerine geçmediği de unutulmamalı. Elbette bu tarz beslenme ancak uzun süreli diyet programlarında daha çok etkili…
Spor yapmak beslenmek kadar önemli!
Kısa sürede zayıflamak isteyenler genellikle tatile gidene kadar aç kalmaya özen gösterirler. Oysa uzmanlar buna tamamen karşı çıkıyorlar. Saatlerce aç kalıp öğün atlayarak zayıflamaya çalışmanın son derece sağlıksız olduğunun altını çiziyorlar. Kan şekeri; kişi yemeğini tükettikten iki, iki buçuk saat sonra düşmeye başladığı için açlık hissi de buna doğal olarak artıyor. Ana öğünlerin amacı bu nedenle açlık hissi oluşmasını önlemektir. Ayrıca uzun süren açlıktan sonra yemek yendiğinde doygunluk hissi gelene kadar çok fazla yemek yenmiş olacak, kişi kendini yemekten alıkoyamayacaktır. Bu nedenle öğün atlamak yerine, öğün artırarak az miktarda beş, altı öğün şeklinde yemek yenmelidir. Eğer tatile gitmenize bir ay kaldıysa hamur işi tüketmeye son verin ve kan şekerinizi artırmayacak karbonhidratlı besinler tüketmeye özen gösterin. Ayrıca bol bol balık gibi proteinli yiyecekler tüketin. Mesela sabahları yumurtanın beyazından yapılan bir omletle, kibrit kutusu boyutunda beyaz peynir, öğlenleri ve akşamları ton balıklı salata ya da az kalorili bir biftek tercih edebilirsiniz. Kendinizi şımartmak için ise haftada üç kadeh şarap ve iki parça bitter çikolata tüketebilirsiniz. Ancak bu beslenme tarzı hiçbir zaman yeterli değildir. Bu süreç içinde her gün 90 dakika egzersiz yapmalısınız. İster yürüyün, isterseniz bisiklete binin. Kalçanızın şekil alması için merdiven inip çıkabilir, kollarınızdaki yağ oranınızın azalması için ise boks gibi sporları deneyebilirsiniz. Uzmanların söylediğine göre eğer spor yaparken vücudunuzdaki her kası hareket ettirmeyi başarırsanız bir ayda yüzde beş ya da sekiz yağ azalması meydana gelebilir.
Zayıflamak imkânsız değil
Bu kadar kısa sürede ancak vücudunuzda yüzde 70 gibi yüksek bir ortama sahip olan suyu atarak daha zayıf gözükmeyi başarabilirsiniz. Üstelik sadece bir haftada! Öncelikle bu süreç içinde hazır yiyeceklerden kesinlikle uzak durmalısınız. Tuz ve şeker gibi vücudunuzda su depolayan maddeleri de hayatınızdan çıkarmalısınız. Mümkün olduğunca yeşil çay, greyfurt suyu gibi vücudunuzda biriken suyu dışarı atacak içecekler tüketin. Su içmeyi de ihmal etmeyin. Eğer vücudunuza su girmezse kilo vermeniz de mümkün olmaz. Ayrıca uzmanlar bir hafta süresince kepekli yiyecekler tüketmenizi, balık, meyve ve sebzeyi tercih etmenizi ve günde 1000 kalorinin altına düşmemenizi öneriyorlar. Ancak bu beslenme programıyla birlikte sürekli hareket halinde olmanız da şart. Her sabah kalktığınızda yarım saat yürümeli, akşamları ise yemek yemeden önce kardiyo egzersizleri yapmalısınız. İsterseniz pilates ya da yoga gibi vücudunuzu esneten sporları da tercih edebilirsiniz.
31.01.2010
Hızlı zayıflatan diyetleri uygulayanlar… Kendinize zarar verdiğinizin farkında mısınız?
Hızlı zayıflatan diyetler asla kalıcı bir zayıflama sağlamazlar. Bu diyetlerin uygulanabilmesi için çok fazla kalori kısıtlaması gerektiğinden, vücudunuz için gerekli olan pek çok maddeden mahrum kalırsınız. Diğer taraftan biyoritmine aykırı bir süreç başladığından metabolizmanızı da bozarsınız.
Hızlı zayıflatan diyetler ile verdiğiniz kiloları en kısa zamanda geri alırsınız. Kilolarınızı geri almakla kalmaz, başladığınız noktaya göre daha da fazla şişmanlarsınız. Bu diyetlerin kansızlığa, saç dökülmesine, baş ağrısına, aşırı yorgunluğa, adet düzensizliklerine, cinsel güç kaybına, cilt döküntülerine ve depresyon benzeri ruhsal sorunlara yol açabileceği de biliniyor.
Size önerilen diyet listesiyle haftada yarım ila 1 kg’dan fazla kilo kaybı yapabileceği iddia ediliyorsa o programı asla uygulamayın. Eğer kısa zamanda hızla zayıflamak istiyorsanız yapacağınız en doğru şey makul düzeydeki kalori kısıtlamasını aktivite ile sağlayacağınız kalori harcaması ile desteklemelidir. Unutmayın eğer gereğinden hızlı zayıflarsanız, hasta ve sağlıksız biri olabilirsiniz.
30.01.2010
Bu diyeti uygulayarak ortalama 3 kilo verebilirsiniz…
3 gün boyunca önerilenler dışında hiçbir şey yemeyin.
Su, tuz, karabiber serbest, diğer baharatlar yasak.
Sebzeleri çiğ, haşlanmış ya da kızarmış yiyin.
Bu diyeti yalnızca 3 gün boyunca uygulayın ve 1 ay geçmeden tekrarlamayın.
Bu diyetin günlük menüleri
1. gün
Sabah: 1 fincan kahve ya da çay, yarım greyfurt ya da yarım fincan taze sıkılmış greyfurt suyu, 1 dilim kızarmış ekmek, 1 çorba kaşığı fındık ezmesi.
Öğle: Yarım kase ton balığı, 1 dilim kızarmış ekmek, 1 fincan kahve ya da çay
Akşam: 2 ince dilim (84 gram) herhangi bir çeşit et, 1 kase bezelye ( 250 gram), 1 kase havuç ya da pancar, 1 küçük elma, 1 kup dondurma.
2. gün
Sabah: 1 fincan kahve ya da çay, 1 yumurta, 1 dilim kızarmış ekmek, yarım muz
Öğle: 1 kase köy peyniri ya da yarım kase tuna balığı, 5 adet bisküvi
Akşam: Yarım kase ton balığı, 1 kase brokoli ya da lahana, 1 kase havuç ya da şalgam, yarım muz, yarım kup dondurma.
3. gün
Sabah: 1 fincan kahve ya da çay, 5 adet bisküvi, 1 kibrit kutusu büyüklüğünde peynir (28 gram), 1 küçük elma
Öğle: 1 yumurta, 1 dilim kızarmış ekmek, 1 fincan kahve ya da çay
Akşam: 1 kase ton balığı, 1 kase havuç ya da pancar, 1 kase yeşil lifli sebze, yarım kase dondurma.
30.01.2010
nceki Yazılar